Revive Our Hearts Dijital ses dosyası

Bir kibir Testi

Giriş: Leslie: Yüreklerin Uyanışına tekrar hoş geldiniz. Bu programlarda Nancy bize Tanrı ile daha iyi bir ilişki kurmak için atmamız gereken adımlardan söz ediyor. Önümüzdeki birkaç programda atılacak en zor adımlardan biri hakkında konuşacağız.

“Hata yaptım. Beni affedebilir misin?” Bu cümleleri ailenizden birine, bir arkadaşınıza veya işten bir arkadaşınıza en son ne zaman söylediniz? Eğer bir aydan fazla olduysa dikkatli olun. Bir ay boyunca hiç günah işlemediniz mi?

“Hata yaptım. Beni affedebilir misin?” Bu cümleleri eşinize en son ne zaman söylediniz? Af dilemek bizim için neden bu kadar zor? Neden? Gururumuz yüzünden.

Bugün Kutsal Kitaba göre Rab’bi aramada en temel özelliklerden biri olduğunu düşündüğüm bir konudan bahsedeceğiz.

Kişisel veya topluluk içinde yaşanan dirilişte Rab’bin varlığının hissedilmesinin ve Rab’bin varlığından keyif almanın temelinden bahsedeceğiz. Atacağımız ilk adım bu. Eğer bu adımı kaçırırsanız hayatınızda diriliş görülmeyecek. Bu temel ilkeyi kaçırırsanız Tanrı’nın hayatınızda, evliliğinizde veya evinizde size yakın olduğunu hissedemeyeceksiniz.

Nedir bu ilk adım? 2. Tarihler 7. Bölüm 14. Ayete bakarsak bize çok tanıdık gelen bir ayet göreceğiz. “Adımla çağrılan halkım…” diye başlıyor ayet. Devamında ne diyor peki? “…alçakgönüllülüğü takınır...” Alçakgönüllülük

Herkesin istediği ama aslında bu konuda ne kadar yoksun ve ihtiyaç içinde olduklarının farkında olmadığı şey: alçakgönüllülük. Bazen başka insanların hayatlarına bakmaktan kendi hayatımızdaki eksikliğinin farkına bile varamıyoruz.

Bu hafta alçakgönüllülük ve onun tam karşıtı olan gururdan bahsetmek istiyorum. Gurura baktığımızda Tanrı’nın değiştirmek istediği ve bizim de alçakgönüllü yüreklere sahip olmak için tövbe etmemiz gereken bir şeyi görüyoruz.

Yeşaya 57. Bölüm 15. Ayette Tanrı’nın gözünde alçakgönüllülüğün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. “Yüce ve görkemli Olan, sonsuzlukta yaşayan, adı kutsal olan diyor ki, ‘Yüksek ve kutsal yerde yaşadığım halde…”

Tanrı kendinden nasıl bahsediyor? Yüksek. Kutsal. Yüceltiliyor. Hepimizin üstünde. Tanrı “Adresim, yaşadığım yer yüksek ve kutsaldır.” Diyor. O yücedir. Tahmin edebildiğimizden bile yücedir.

Ama Tanrı ayetin devamında başka bir adresi daha olduğunu söylüyor. Yüksek ve kutsal yerlerin dışında yaşadığı başka bir yer daha var. “…alçakgönüllülerle, ezilenlerle birlikteyim.” Diyor.

Tahmin bile edemeyeceğiniz, ulaşamayacağınız yüce ve kutsal yerlerde yaşıyorum ama aynı zamanda alçakgönüllü ve ezilenlerle birlikte aynı evde, aynı çatı altında yaşıyorum diyor Tanrı. “Yüreklerini sevindirmek için ezilenlerin yanındayım.” Diyor.

Hayatınızda diriliş olsun mu istiyorsunuz? O zaman yapacağınız ilk şey alçakgönüllü bir yüreğe sahip olmak. Evinizde, evliliğinizde, çocuklarınızla olan ilişkinizde bir diriliş olsun mu istiyorsunuz? O zaman yapacağınız ilk şey alçakgönüllü, tövbekâr, mütevazı bir yüreğe sahip olmak. Yüce olan ve yüceltilen Rab “alçakgönüllülerle, ezilenlerle birlikte olmak için kendimi alçaltıyorum.” Diyor.

Az önce de bahsettiğimiz gibi, gurur alçakgönüllülüğün zıttıdır, bu yüzden gurur hakkında da konuşmak istiyorum. Gurur nedir? Tanrı gurur hakkında ne düşünüyor? Hayatımızda gururun olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Gurur: Kendi kendini yüceltme. Tanrı “Yüce olan benim. Kutsal olan benim.” Dedi. Biz kendimize “Yüce olan benim. Kutsal olan benim.” Dediğimiz an, gurura kapılmış oluyoruz. Şeytanın ilk günahı da buydu. Başı bu yüzden beladaydı. “Tanrı gibi olacağım.” Kendi kendini yüceltme.

Kendi kendimizi yücelttiğimizde, otomatik olarak Tanrı’yı alçaltıyoruz. Tüm dünyanın sistemi zaten aynı şeyi yapmıyor mu? İnsanı yüceltiyor, Tanrı’yı alçaltıyor. Tanrı bizim seviyemize inerken biz O’nun seviyesine çıkıyoruz.

Gurur kendimizi önemli sanmamızdır. Dünya benim etrafımda dönüyor. Her şeyin odağı benim. Her şey benim için. Kullandığımız tüm kelimeler “ben”cil. Gurur.

Jonathan Edwards [Canıtın Edvırds] şöyle diyor:

“Gurur dünyaya ilk giren ve en son silinip atılan günahtır. Tanrı’nın en inatçı düşmanıdır o!”

Gurur, doğasından dolayı diğer günahlara nazaran fark edilmesi çok zor bir günahtır. Gururlu bir insan hep kendisini över. Kendisini bu kadar çok öven kişi nasıl böyle bir günah işlediğinin farkına varabilir ki?

Başkalarında bu sorunu görmek daha kolay ama aynı sorun bizde de varsa, bunu kolay kolay görmüyoruz. Gurur gözümüzü kör ediyor ve hatalarımızı, zayıflıklarımızı ve ihtiyaçlarımızı görmüyoruz. Hiçbir sorunumuzun olmadığını düşünmemize sebep oluyor.

Bugünlerde özgüven konusu çok konuşuluyor. Herkes “Kendime saygım çok az. Özgüvenim de çok düşük.” Diyor. Kutsal Yazılara göre sorun aslında tam tersi. Kendimiz hakkında o kadar çok düşünüyoruz ki başkaları bizi övmediğinde çok çabuk kırılıyoruz.

Oswald Sander [Ozvıld Sendır] adlı yazarın da dediği gibi: “Hep kendimiz hakkında düşünüyoruz ve kendi çıkarlarımızı gözetiyoruz. Bencillik veya gurur birinin sürekli kendisi hakkında düşünüp konuşmasıdır. Kendini daha da önemli kılma gibi bir alışkanlıkları vardır. Her şeyin Tanrı’yla ve O’nun halkının iyiliğiyle ilgili olduğunu unutup her şeyin kendisiyle ilgili olduğunu düşünür.”

Bizler her zaman “Peki bu beni nasıl etkiler? Kocamın bana nasıl davrandığı, çocuklarımın bana nasıl davrandığı, iş arkadaşlarımın bana nasıl davrandığı, havanın nasıl olduğu, sağlığımın nasıl olduğu, bunların hepsi beni nasıl etkiler? Benim nasıl hissetmeme sebep olur?” diye sorarız kendimize. Aslında bunun yerine Tanrı bunlar hakkında ne düşünüyor diye sormalıyız. Tüm bu olanlar, Tanrı’nın halkını nasıl etkiliyor?

C.S. Lewis [Si Es Lyuvis] şöyle diyor: “Esas kötülük, en büyük musibet Gururdur. Zina, açgözlülük, içkicilik ve diğer birçok günah gururun yanında bir hiçtir. Gurur yüzünden şeytan, şeytan olmuştur. Gurur diğer günahlara yol açar. İnsanı Tanrı’dan tamamen döndürür.”

Çıkış: Leslie: Siz ne dersiniz? Kendinizi çok beğendiğinizi düşünüyor musunuz? Bir sonraki programda Nancy kibir hakkında konuşuyor olacak. Bize katılmayı unutmayın.

Giriş: Leslie: Yüreklerin Uyanışına tekrar hoş geldiniz. Bu programlarda Nancy bize Tanrı ile daha iyi bir ilişki kurmamız için atmamız gereken adımlardan söz ediyor. Önümüzdeki birkaç programda atılması en zor birkaç adımdan biri olan KİBİR hakkında konuşacak.

Gurur sorunu ne kadar ciddidir? Kutsal Kitaplarınızda Süleyman’ın Özdeyişleri 26. bölümü açmanızı istiyorum. Birkaç ayet okuyacağız ve gururun ne kadar ciddi bir sorun olduğunu göreceğiz. 1. Ayet. İlk 12 ayette sürekli kullanılan bir kelimeyi fark edeceksiniz: akılsız. Bu bölümde akılsızlardan bahsediliyor.

  1. ayet “Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, akılsıza da onur yakışmaz.” Yaza karın yakışmadığı gibi onur da bir akılsıza yakışmaz.

3.ayet “Ata kırbaç, eşeğe gem, akılsızın sırtına da değnek gerek.” Bir akılsıza işte böyle davranmak gerekiyor.

  1. ayete bakalım şimdi de: “Akılsızın eliyle haber gönderen, kendi ayaklarını kesen biri gibi, kendine zarar verir.” Akılsızın size hiçbir yararı yoktur. Haber iletmesi için bir akılsıza güvenirseniz başınız derde girer.
  2. ayet “Akılsızın ağzında özdeyiş, kötürümün sarkan bacakları gibidir.” Akılsızlar bilgelikten uzaktır, o zaman bilgece lafları kullanmasının ne yararı vardır ki? Ağızlarından çıkan bilgece sözler yararsızdır.
  3. ayet “Akılsızı onurlandırmak, taşı sapana bağlamak gibidir.” Sapana bir taş bağlarsanız ne olacaktır? Hiçbir yere gitmeyecektir. Hiçbir işe yaramayacaktır. Amacına ulaşmayacaktır. Akılsızı onurlanmanın da bununla aynı olduğu söyleniyor. Akılsızı onurlandırmak aptallıktır.
  4. ayet “Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, akılsızın ağzında özdeyiş de odur.” Ortalıkta sadece tökezleyerek yürüyor. Sarhoş. Ne yaptığını göremiyor bile. Yanlışlıkla eline dikenler batıyor sürekli. Acısını hissetmiyor bile, ne yaptığını da bilmiyor. Akılsızın ağzında özdeyiş de bununla aynıdır.
  5. ayet “Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse…” Birisi bir yay ve ok kapıp rastgele sokakta yürüyen insanları vuruyor. “Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.” Çok fazla zarara sebep oluyorlar. Ölümcüller.
  6. ayette bir benzetme yapılıyor. “Ahmaklığını tekrarlayan akılsız, kusmuğuna dönen köpek gibidir.” Tekrar kendi hatasına dönüyor.

İlk 11 ayeti okuduktan sonra, akılsız olmak istiyor musunuz? Akılsız olmak berbat bir şey der miydiniz? 12. Ayete bakalım “Kendini bilge gören birini tanıyor musun? Akılsız bile ondan daha umut vericidir.” Akılsız olmaktan daha kötü olan nedir? Gururlu olmak.

Tanrı’nın gözünde gurur nasıldır? Süleyman’ın Özdeyişleri 8. Bölüm 13. Ayette Tanrı gururdan nefret ettiğini söylüyor. Tanrı kibirden, küstahlıktan, kötü yoldan nefret ediyor. Süleyman’ın Özdeyişleri 16. Bölüm 5. Ayette ise Tanrı küstahlıktan iğrendiğini söylüyor. Tanrı gururdan nefret ediyor. Yüce ve kutsal olan yalnızca Tanrı’dır.

Hayatımızın merkezine kendimizi yerleştirdiğimizde kendimizi yüceltiyoruz. Tanrı da “Bundan iğreniyorum. Nefret ediyorum” diyor. Kutsal Yazılara göre bir kadın veya erkeğin işleyebileceği en kötü günah gururdur.

Bizler günah hakkında genellikle böyle düşünmüyoruz. Kötü günahlar dendiğinde genellikle aklımıza cinsel sapıklığın türleri veya çevremizde karşılaşabileceğimiz, bizim işlemediğimiz diğer günahlar geliyor.

Ancak Süleyman’ın Özdeyişleri 6. Bölümde Tanrı iğrendiği yedi şeyden bahsederken, bunlardan bahsetmiyor bile. Ama gururdan bahsediyor. Hem de listenin en başında. (16.-17. Ayet)

  1. Mezmur 6. Ayette “Rab yüksekse de alçakgönüllüleri gözetir, küstahları uzaktan tanır.” Diyor. “Alçakgönüllüleri, mütevazı olanları ve hayatlarının merkezine kendilerini değil Tanrı’yı yerleştirenleri yüceltmek için kendimi alçaltıyorum.” Diyor Tanrı. “Eğer kibirliysen, kendini beğenmiş biriysen ve bencilsen seni uzağımda tutacağım. Yanına yaklaşamam. Seni uzaktan tanıyacağım.”

Kutsal Ruh’un gelip yüreğinizde kök salmış olan gururu silip atmasına izin vermezseniz Tanrı size yaklaşamaz. Bizi Tanrı’dan uzak tutan işte budur. Tanrı’nın varlığını ve gücünü kiliselerimizden uzak tutan budur. Gurur.

“Tamam, alçakgönüllü olmak istiyorum. Ama alçakgönüllü olduğum nasıl bilebilirim? Nasıl alçakgönüllü olurum?” diye kendinize soruyorsunuz belki.

C.S. Lewis [Si Es Lyuvis] bu konuda şunu söylemiş: “Eğer birisi alçakgönüllü olmak isterse atacağı ilk adım şudur:” Kalemleriniz kağıtlarınız hazır mı? Cevap geliyor. “İlk adım gururun esiri olduğunu kabul etmektir. Eğer bunu kabul edemiyorsanız, zaten kendinizi gurura kaptırmışsınız demektir.”

C.S. Lewis’in bu sözlerini pek sevdiğim söylenemez, ama gerçeklerden bahsediyor.

Sonraki programımızda gururun hayatımızda olduğunun kanıtlarından bahsedeceğiz.

Çıkış: Leslie: Bu alıntı sizi de düşündürdü mü? Gelecek programda Nancy hayatımızdaki kibirin bazı delillerinden bahsedecek, bize katılmayı unutmayın.

Giriş: Leslie: Yüreklerin Uyanışına bir kez daha hoş geldiniz. Devam eden programımızda Nancy, Tanrı ile daha iyi bir ilişki kurmak için atmamız gereken adımlardan söz ediyordu. Şimdi atılması gereken en zor adımlardan biri olan KİBİR hakkındaki konuşmasını bitirecek.

Hayatımızda gururun olup olmadığını kanıtlamanın 30 yolunu buldum. Bunların çoğu kendi yüreğimde gördüğüm şeyler. Hepsini yazmaya çalışmayın. Size bu listeyi ulaştıracağız ama sizden şunu yapmanızı rica ediyorum: Bir kağıdınız varsa kağıda veya kağıdınız yoksa aklınızın bir köşesine not edin.

Ben listeyi okuyunca Kutsal Ruh size hangi noktalarda “Senin yüreğinde bunu bazen veya çok sık görüyorum.” Diyor? Bahsedeceğimiz özellikler hayatınızda gururun olduğunun bir kanıtıdır. Kutsal Ruh sizi bazı konularda uyarıyorsa, hayatınızda gururun olduğunu kabul etmeniz gerekebilir.

1.Sizden daha az eğitim görmüş, daha az zengin, daha az kibar veya daha az başarılı olan insanları küçük görüyor musunuz?

2.Kendinizi eşinizden, kilisedeki insanlardan, iş arkadaşlarınızdan veya diğer imanlılardan daha kutsal bir hayat sürdüğünüzü düşünüyor musunuz? Tanıdığınız diğer imanlılardan daha kutsal bir hayat sürdüğünüzü düşünüyor musunuz?

3.Sizinle benzer bir hayat tarzını benimsemeyen kişileri içten içe yargılıyor musunuz? Giyinme tarzı, eğitim tarzı, eğlenme tarzı. Tanıdığınız imanlıları düşünün. Onlara karşı yargılayıcı düşüncelere sahip misiniz? Belki böyle düşüncelere sahip olmadığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Cevabından emin olamadığınız sorular varsa sizi çok iyi tanıyan birine gidip sorabilirsiniz. “Benimle benzer bir hayat tarzını benimsemeyen kişileri yargılıyor muyum?”

4.Diğer insanların hatalarını çok çabuk fark edip bunları açıkça söylüyor musunuz? Diliniz sivri mi?

5.Eşinizi, pastörünüzü veya çocuğunuzun öğretmeni veya gençlik lideriniz gibi liderlik görevindeki herhangi birisini sık sık eleştirip onların yanlışlarını sürekli düzeltiyor musunuz? Hayatınızdaki liderlik görevini üstlenmiş kişileri düşünün. Onları kolayca eleştirip yanlışlarını düzeltiyor musunuz? Bunları onlarla mı paylaşıyorsunuz yoksa başkalarıyla mı?

6.Programınızdan memnun musunuz? Ne kadar disiplinlisiniz? Planladıklarınızın ne kadarını yapabiliyorsunuz? Gün boyunca üretken olmaya çalışıyorsunuz. Bu övündüğünüz bir şey mi?

7.Başkalarından onay ve övgü sözleri duymak mı istiyorsunuz? Sürekli birisi sizi destekleyip çok iyi iş çıkardığınızı söylemezse cesaretiniz kırılıyor mu? Başka insanların onayını almak mı istiyorsunuz?

8.Sürekli tartışır mısınız insanlarla? En son sözü söyleyen siz olmalısınız. Son birkaç gün evinizde olanları düşünün. Süleyman’ın Özdeyişleri bize münakaşanın sebebinin gurur olduğunu söylüyor. Bir yerde münakaşa varsa orada gurur vardır. “Evet, biliyorum. Eşim. Eşim çok gururlu bir adam. Bu yüzden evimizde hep kavga oluyor.” Dediğinizi duyar gibiyim. Evinizde sürekli kavga varsa bu yalnızca kocanızın gururlu olduğunu göstermez. Sizin de gurura esir bir yüreğiniz olduğunu gösterir. Tartışmayı seven biri misiniz?

9.Bir şeyleri yaparken sizin kullandığınız yöntemin en doğru, en iyi yöntem olduğunu düşünüyor musunuz? Mutfağınızı temizlerken eşinizin gelip sizden farklı bir şekilde temizlediğini gördünüz. Sizin yaptığınız şekilde yapmasını mı isterdiniz? Sizin yaptığınız en doğru olan mıdır?

10.Çok alıngan, çok hassas bir kişiliğiniz mi var? Çok çabuk kırılıyor musunuz insanlara? Bu da hayatınızda ruhsal gururun olduğunu gösteren bir kanıt. Jonathan Edwards [Canıtın Edvırds] alıngan insanlarla ilgili şöyle demiş:

“Ruhsal gurur başkalarıyla yaşanan zıtlaşmaları ve sürtüşmeleri önemser ve bunları sürekli insanın kulağına fısıldar. Alçakgönüllülük ise hakarete uğradığında bir insanın daha çok Rab’bi gibi davranmasını sağlar. Sessiz kalır, ağzını açmaz ve herkesi eşit bir şekilde yargılayan Rab’bine güvenir.”

11.Olmadığınız gibi davranmaya çalışıyorsunuz. İnsanların gözünde iyi bir izlenim bırakmak sizin için önemli. Böyle olup olmadığınızı anlamanın bir yolu var. Kilisede tanıdığınız kişiler sizi kendi evinizde görseler şaşırırlar mı?

12.Bir hata yaptığınızda bunu kabul etmekte zorlanıyor musunuz? “Hata yaptım” demek sizin için zor mu? Yoksa her zaman karşınızdaki kişinin hata yaptığını kabul etmesini mi bekliyorsunuz?

13.Tanrı’ya veya diğer kişilere günahınızı itiraf etmekte zorlanıyor musunuz? Genel konulardan bahsetmiyorum. Her zaman daha iyi bir insan olmamız gerektiğini söylüyoruz. Rab’bi daha çok sevmemiz gerektiğini. Kutsal Kitabı daha sık okumamız gerektiğini. Ama ben daha belirli konulardan bahsediyorum. “Yemek yemeyi çok seviyorum. Televizyon seyretmeyi çok seviyorum. Eğlenceyi Tanrı’dan daha çok seviyorum.” Bunlar gibi daha özel konulardan bahsediyorum. Bu tür günahları itiraf etmekte zorlanıyor musunuz?

14.Çok mu utangaçsınız? “Utangaç mı? Bunun gururla ne ilgisi var?” dediğinizi duyar gibiyim. Fazlasıyla utangaçlık. Bu ne anlama gelir? Kendinizi hayatınızın merkezine yerleştirdiğiniz anlamına gelir. Başka insanlar benim hakkımda ne düşünüyor? Cevabınız hayatınızda gurur olup olmadığını gösterir.

15.Kilsede tanımadığınız insanlarla iletişime geçip onlara karşı arkadaşça davranmakta zorluk çekiyor musunuz? Hep tanıdığınız insanlarla birlikte kalıp yeni insanlarla tanışmaktan çekiniyor musunuz? Bu da gururdan kaynaklanıyor olabilir.

16.Birisi sizi eleştirdiğinde veya bir yanlışınızı düzelttiğinde hemen kendinizi savunmaya başlıyor musunuz? Yüreğinizde biriken kızgınlık. Nedir bu? Gururun verdiği zehirli meyvelerden birisidir. Birisi bizi eleştirmeye başladığında neden sinirleniriz? Belki sesli bir şekilde bunu ifade etmiyoruz ama içten içe sinirleniyoruz. Çünkü gururumuz inciniyor.

17.Mükemmeliyetçi birisi misiniz? Bu da hayatınızda gururun olduğunu gösteren başka bir işarettir. Evinizdeki düzen, işinizi nasıl yaptığınız, çocuklarınızı nasıl büyüttüğünüz. Bu konularda mükemmeliyetçi misiniz? Etrafınızdaki her şey mükemmel olmalı ve eğer başkaları sizin kadar bunları önemsemezse rahatsız oluyorsunuz.

18.Eşinizi kontrol ediyor musunuz? Emin değilseniz eşinize sorun.

19.İnsanlar konuşurken sık sık sözlerini kesiyor musunuz? Bu listeyi hazırlarken Rab yüreğime dokundu. Birisi konuşurken sözünü kesiyorsam bunun benim söyleyeceklerimin daha önemli olduğunu düşündüğüm anlamına geldiğini fark ettim. Sebebi gurur.

20.Hava durumu, sağlığınız, etrafınızda olanlar, işiniz veya kilise hakkında sık sık şikâyet ediyor musunuz? Şikâyet etmek. Gururla ne ilgisi var? Çünkü daha iyisine layık olduğunu düşünüyorsunuz. Bunların başınıza gelmemesi gerektiğini düşünüyorsunuz.

21.Kendiniz hakkında çok konuşuyor musunuz? Başka kişilerin dertlerinden çok kendi dertleriniz, ihtiyaçlarınız ve yükleriniz hakkında mı endişeleniyorsunuz?

22.Başkalarının sizin hakkında ne düşündüğü sizi endişelendiriyor mu? Ailenizin veya kendi itibarınız hakkında endişeleniyor musunuz? Bu aynı zamanda çocuk yetiştirirken insanları etkileyen konulardan biri, değil mi? Anneler genellikle “Çocuğum böyle davranırsa diğerleri nasıl düşünür?” der, değil mi? Bunun sebebi gurur olabilir.

23.Tanrı’ya, eşinize veya başkalarına küçük şeyler için minnettar olduğunuzu söylemeyi unutuyor musunuz? Şükran sunmaktan uzak bir yürek, gurura yenilmiştir.

24.Dua etmeyi ve Kutsal Kitap okumayı ihmal ediyor musunuz? Bunun gururla ne ilgisi var? Çünkü Tanrı olmadan da hayatımızı sürdürebileceğimizi söylemiş oluyoruz. O olmadan da yaşayabilirim.

25.Başarılarınız veya hizmetleriniz başkaları tarafından fark edilmediğinde veya övülmediğinde kırılıyor musunuz? Evinizde? İşinizde? Kilisenizde?

26.Kurallara karşı geliyor musunuz? Bir şey yapmanız size söylendiğinde, dinlemekte zorlanıyor musunuz? Otorite konusunda zorlanıyor musunuz? Sebebi gurur.

27.Utanacağınızı veya aptal gibi görüneceğinizi düşündüğünüzden dolayı bir etkinliğe gitmediğiniz oldu mu hiç? Sizden daha üstün olduğunu düşündüğünüz ve bu yüzden etrafında olmaktan çekindiğiniz birileri var mı? Kendinizi yeterli hissetmiyorsunuz.

28.Evinizin yeterince iyi olmadığını düşündüğünüzden veya insanları eğlendirmek için savurgan harcamalar yapamayacağınızı düşündüğünüzden dolayı insanları evinize çağırmaktan çekiniyor musunuz?

29.Bir şeye ihtiyacınız olduğunda insanlardan rica etmek sizin için zor mu? Belki ruhsal bir yardım veya fiziksel bir yardım. Kendim yapabilirim. Başka birisinin bana yardım etmesine ihtiyacım yok.

30.Ne kadar gururlu olduğunuzu ölçmenin bir yolu: Bu cümleleri ailenizden birine, bir arkadaşınıza veya bir iş arkadaşınıza en son ne zaman söylediniz? “Hata yaptım. Beni affedebilir misin?”

Bu cümleleri söylemek neden bu kadar zor? Neden? Çünkü gururluyuz. Bu cümleleri söyleyerek kendimizi alçaltmamız gerek.

Size son bir soru sormak istiyorum. Tüm soruları dinledikten sonra hangilerinin sizin hayatınızda olduğunu mu düşünüyorsunuz? Çoğunun hayatınızda olmadığını düşünüp belki kendinizi iyi hissediyorsunuz. Bu dersi kaydedip bir sürü insana dinletmek istiyorsunuz. Acaba bu da gururun bir kanıtı olabilir mi?

Tanrı peygamber Ovadya aracılığıyla Edom halkına konuştu. Ovadya 1. Bölüm 3. Ayette şöyle diyor: “Yüreğindeki gurur seni aldattı.” Yüreğindeki gurur seni aldattı. Bizi kör etti.

Spurgeon [spörcın] bu ayet hakkında şöyle diyor: “Gurur kendini kandırmaktır. Gururlu olmadıklarını söyleyenler en çok gururlu olanlardır. Alçakgönüllülükleriyle gururlu olanlar aslında gururludur. Böyle bir günaha düşmediğimiz konusunda kendimize duyduğumuz güven aslında kendimizi nasıl kandırdığımızı gösterir.”

“Rab, kendimi kandırdığım konular neler?” diye sormamız gerek. Yüreğimdeki gurur Tanrı’nın gördüğünü görmemi engelliyor mu? Yüreğinizdeki gurur sizi kandırıp, gözlerinizi kör edip yüreğinizin asıl durumunu görmenizi engelliyor mu?

Rab’bi ararken “Rab, bana kendi gördüklerini göster. Yüreğimde olan biteni bana göster. Senin gördüğün gibi göreyim. Yüreğimdeki gururu göster. Yüreğimde gururu gördüğümde tövbe edeceğim. Kendimi alçaltacağım. Sen ne dersen ona uyacağım ve vereceğin alçakgönüllülük ruhunu kabul edeceğim.” Demeliyiz. Dirilişe bu şekilde başlarız.

Çıkış: Leslie: En son ne zaman “Hatalıydım. Lütfen beni affeder misin?” dediniz?

Bu kelimeleri söylemek bizim için neden bu kadar zor? Neden? Çünkü kibirliyiz. O kelimeleri söylemek için kibrimizi kırmalıyız.

“Seni kim kaldıracak?” adlı gelecek serimizde bize katılın.

About the Speaker

Nancy DeMoss Wolgemuth

Nancy DeMoss Wolgemuth

Nancy DeMoss Wolgemuth has touched the lives of millions of women through Revive Our Hearts and the True Woman movement, calling them to heart revival and biblical womanhood. Her love …

Read More